Yetimin Kalbini Kırmak

Yetimin Kalbini Kırmak

Hayattaki yolumuzu kimi zaman bir Ayet-i Kerime ile karşılaşıp ona göre şekillendiririz buradaki ayette de kısa fakat öz çok şey anlatılmaktadır ‘Öyleyse yetime sakın kötü davranma’ Duha-93 emir olunduğu gibi yetimin kalbini kırmak, kötü davranmak onları hor görmek ve bu gibi tavırlar sergilemek Allah-u Teala’nın asla hoş görmediği bir durumdur. Yaşadığımız dünyanın bir sınav yeri olduğunu, bizlerinde geçici olduğunu unutmamak gerekir. Bu gerçek ile beraber yetim çocukların sınavımızın en büyük parçası olduğu hayatımızda ki en büyük hakikatlerdendir. Kimi insanlar yetim çocukların yüzünü güldürüp Cennet kapılarını açarken, kimi insanlarda kötü davranışlarıyla Cehennemin kapısını aralar. Kendisi de bir yetim olarak doğmuş ve çok büyük sıkıntılar yaşamış olan Peygamber Efendimiz, Cennet bahçelerinde yetim hakkı gözetenlerle birlikte olacağını iki mübarek parmağını işaret ederek göstermiş ve ‘işte böyle yan yana’ diye buyurmuştur.

Yetimin Başını Okşamak

Her fırsatta belirtildiği gibi ayrıca yetim başı okşayan bir kimse, yetimin başında dokunduğu saç teli kadarda sevapla müjdelenmiştir. Yetim bu dünyada kimsesizlik olarak adlandırılsa da Allah her zaman yetimlerle beraberdir. Yaşadığımız düzen nedeniyle yetim olmak kendi başına bile zorken, yetimler zor durumda kaldığında çalacak bir kapıları, gidecek bir yerleri, güvenecek kimseleri olmadığı gerçeğiyle her zaman yüz yüze yaşamak zorunda kalmaktadırlar. Bu ruh hali içerisinde olan bir yetimin kalbini kırmak, Müslüman olarak yapacağımız son şey bile olamamalıdır. Yetim kalbi kırmak bize bir şey kazandırmayacağı gibi Allah’ında gönlünü kırmaya eşdeğerdir.

Yetim başı okşamanın anlamı sadece fiziki veya ruhsal anlamda değil aynı zamanda onları mutlu etmek için de bir vesile anlamına gelir. Onların yüzünü güldürmek, ana-babası, belki bir kardeşi ya da ağabeyi veya ablası gibi ihtiyaçlarını karşılamakta yetim başı okşamak ile eşdeğerdir. Çünkü unutulmamalıdır ki bir yetim güldüğünde bütün dünya güler.  

Yetimin kalbini kırmak; bir çocuğun doğduğu andan itibaren, kaç yaşında olursa olsun anne ve babasına muhakkak ki ihtiyacı vardır. Fakat bu durum yetimler için daha da zor bir hal almaktadır. Yetim sadece babası olmayan çocuklar için söylemiş bir söz değildir, yetim ‘bu dünyada yalnız’ anlamına gelmektedir. Haliyle annesi ya da babası olmayan her çocuk aslında yetimdir. Onların üzerine titreyip, elimizden geldiğince haklarını gözetmek Müslümanlar için oldukça önemli bir husustur. Yetimin kalbini kırmak, bizi Allah’ın gönlünü kırmaya ittiği ve hoşlanmadığı hareketleri yapmaya ittiği gibi aynı zamanda yetim kalmış bir çocuğu da toplum içinde dışlanmaya itmektedir. Çünkü yetim bir çocuk anne-babası olmadığı için zaten hayata karşı küskün adımlar atarken, ilgi ve alakadan yoksun büyürken bir yandan da toplum ile mücadele etmeye çalışacaktır. Her yetim çocuk bu duruma karşı koyacak kadar güçlü olmayabilir ve hayatta kalmak için farklı seçimler yapıp çevresinden olumsuz yönde etkilenebilir. Bu yüzden yetimin kalbini kırmamaya ve onlara maddi-manevi destek vermeye özen göstermeliyiz.

Yetim Kime Denir?

Yetim bir çocuğun başına gelebilecek en acı olaylardan diğeri ise babaları yaşıyor olmasına rağmen, ilgi ve sevgiden mahrum büyümüş, evlatlık verilmek zorunda kalmış ya da ailesini doğmadan, hiç tanımamış olarak yetim büyümektir. Ailesi olmayan her çocuk birer yetimdir ve yetimin kalbini kati suretle kırmamak gerekir. Onlara hoşgörü ile yaklaşıp, sevildiklerinin hissettirilmesi gerekir.

Yetime Kucak Açmak

Hadiselerde buyurulduğu gibi yetim, yoksul ve kimsesiz insanlar için Beşir Derneği ve ailemizin bir parçası olmak isteyen insanlar olarak görevlerimizi yerine getirmenin sevapları ve müjdeleri dinimizde yadsınamaz ölçüdedir. Cennette Peygamber Efendimizle komşu olmak bunlardan sadece bir tanesidir. Bu müjdeleri hak etmemiz için gayret göstermemiz ve yetimlerin kalplerini kırmadan, yüzlerine vurmadan kucak açmak, ihtiyaçlarını karşılamamız gerekmektedir.