Yetim Olmak

Yetim Olmak

Yetim Olmak; Başımıza gelen kötü olaylardan en çok etkilenenlerin onlar olduğunu unutmayıp Allah yolunda hizmet vermeye gayret ediyoruz. Tehlikelere karşı savunmasız hale gelen Yetim çocuklar bir süre sonra mücadele veremeyip organ mafyası, dilendirilme, çocuk işçilik suç örgütleri gibi olumsuzluklarla karşılaşırken, kimisi de yoksulluktan kaynaklı, sağlıksız yaşam ve bakımsızlıktan hayatını kaybetmektedir. Beşir Derneği’nin yürüttüğü yardım çalışmaları, yetim çocukların normal hayatlarına dönmeleri için fırsat sağlıyor. Dünyada milyonlarca yetim çocuk yardım eli bekliyor.

Afrika ve Asya da inşaatları hızla devam eden yuvalar, evler, kreşler, sağlık ocakları yetim çocukların güvenli bir ortamda büyümeleri için yardımlar sağlanıyor.

Allah yolunda yapılan bu yardımları kimsesiz, yetim ve yoksul çocuklara ulaştırmak adına yılın 365 günü durmadan çalışmalar yürütüyoruz. Toplanan bağışları, yatakhane, sosyal hizmet düzenlemesi, Sağlık, bayramlık kıyafet ve aş evlerinin kurulması için kullanıyoruz. Sizde yardımlarınızı Beşir Derneği aracılığı ile yaparak yetim bir çocuğun başını okşayabilir, bir yavrumuza sahip çıkabilirsiniz.

Sizde bu güzel ailenin bir parçası olmak isterseniz ana sayfamızdan bağış yapabilir, bu yardımlara ortak olabilirsiniz.

Peygamber Efendimizin Hayatında Yetim Çocukların Önemi

Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in yetim çocuklara karşı oldukça iyi davranırdı. Kendisi de bir yetim olarak büyüdüğü için yetim olmak, ne kadar zor ve acı biliyordu. Yetimlere olan hoş görüsünden ötürü onları sürekli koruyup gözetirdi.

Peygamber Efendimizin kendi evinden de hiçbir zaman yetim çocuklar eksik olmazdı.

Çocukların gerçek babaları seçkin sehabelerdendi ve bir savaş sırasında şehit olmuştu. Yapılan savaşlardan sonra çocuklar sürekli babalarını şehit verip yetim kalıyordu. Bunu bilen Peygamber Efendimiz onları hiçbir zaman yalnız bırakmaz, ihtiyaçlarını karşılar ve bazılarını bizzat himayesi altına alırdı.

Yetim Olmanın Hikâyesi

Peygamber Efendimiz bir bayram namazı çıkışında, çocukların güle, oynaya sevinç içinde olduklarını gördü. Bir duvarın dibinde ise perişan halde, mahzun bir çocuk ağlıyordu. Dikkatini çekti ve doğruca çocuğun yanına gitti ve şöyle dedi; ‘Yavrum, neyin var, niçin böyle üzgün duruyorsun? Arkadaşlarınla oynamıyorsun?’

Çocuk, Peygamber Efendimize kimsesiz olduğunu babasının Uhud savaşında şehit düşüp, öldüğünü sokakta ve zor durumda kaldığını ağlayarak anlattı. Duruma oldukça üzülen Peygamber efendimiz Yetim Beşir’i himayesi altına alarak evine götürdü. Bunu gören diğer çocuklar Beşir’e gıpta ederek şöyle dediler: ‘Keşke bizimde babamız Uhud savaşında şehit olsaydı da Muhammed gibi babamız olsaydı’.

Peygamber Efendimiz vefatına kadar Beşir bin Akra’ya kendi öz çocuğu gibi bakıp muamele göstermiş, korumuş, kollamış ve hakkını gözetmiştir. Peygamberimiz bu dünyadan göçtükten sonra Beşir için gerçek yetimlik başlamıştır ve arkasından hep şöyle ağlamıştır; ‘İşte şimdi yetim, işte şimdi garip oldum.’

Peygamber Efendimiz bir hadisi şerifinde;

“Ben ve yetime kol kanat geren kimse, Cennet’te böyle (yan yana) olacağız.” (Buhârî, Talâk, 25) buyurmuştur.