Mavi Marmara Konferans Salonu Saldırı

Mavi Marmara Konferans Salonu Saldırı

Mavi Marmara Konferans Salonu, Şanlıurfa’da yer alan ve çeşitli organizasyonların düzenlendiği bir yerdir. 

Mavi Marmara Konferans Salonu, 1994 tarihinde yapımı tamamlanan ve 1.080 yolcu kapasiteli Türk yolcu gemisi olan MV Mavi Marmara adlı gemide yaşanan dramatik olaydan sonra bu adı almıştır. 

Mavi Marmara Konferans Salonu bünyesinde birçok konferans düzenlenmekte ve Mavi Marmara gemisinde hayatını kaybedenlerin anıldığı etkinlikler yapılmaktadır. 

Gazze İnsani Yardım Filosu Saldırısı Nasıl Gerçekleşti?

Mavi Marmara katliamı olarak da anılan olay, 31 Mayıs 2010 tarihinde gerçekleşti. 

İsrail, 2006 yılında Gazze’ye başlattığı siyasi ve ekonomik yaptırımları giderek sertleştirmeye başladı. Bu yaptırımlar neticesinde Filistin’e ait Gazze kenti hem havadan hem karadan hem de denizden abluka altına alındı. Bu abluka sonucunda ise Gazze’ye insan ve ticari malların girişi ya da çıkışı tamamen engellendi. Bu sırada İsrail tarafından Gazze’ye ağır operasyonlar düzenleniyor, kentin kendine ait besin ve yaşam kaynakları da hasar alıyordu. Bu nedenle Gazze’de yaşayan insanların birçoğu açlık sınırında yaşamaya başladı. 

Gazze’de yaşayanların çektikleri bu sıkıntılara yardım eli uzatarak çözüm bulmak isteyen Türkiye ve bazı yabancı yardım dernekleri aracılığı ile Gazze İnsani Yardım Filosu adını taşıyan bir grup gemi içerisinde Gazze’ye iletilmek üzere yardım malzemeleri yola çıktı. 

Bu gemilerin içerisinde insani yardım ile 750 aktivist yer almaktaydı. Kuveyt, İsrail, Almanya, İrlanda, İsveç, Mısır ve Yunanistan gibi 37 farklı ülkeden gelmiş olan aktivistlerden bir kısmı milletvekili, bir kısmı basın mensubuydu. Bazı aktivistlerin ise Nobel Barış ödülü bulunuyordu. 

Gemiler, Gazze’ye yakın bulunan uluslararası sularda iken, 31 Mayıs 2010 tarihinde İsrail ordusu, Mavi Marmara gemisine asker çıkardı. Bu olay, Mavi Marmara katliamı olarak da bilinen katliamın gerçekleşmesine neden oldu. 

Mavi Marmara Katliamı Nedir?

İsrail ordusunun gemiye asker çıkarması, hukuki ilkelere uymuyordu. Gemide yalnızca yardım için gönüllü olanlar ve insani yardım malzemeleri bulunmaktaydı. İsrail askerlerinin orantısız müdahalesi sonrasında 10 yardım gönüllüsü hayatını kaybederken 56 kişi de ağır bir şekilde yaralandı. 

Filoda yer alanlar, hukuki bir dayanak gösterilmeksizin tutuklanarak hapsedildi. Mavi Marmara gemisi, Komorlar bandırası taşımaktaydı. Bu nedenle, İstanbul Komor Fahri Konsolosluğu tarafından Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve de NATO üyesi olan ülkelere, kendi bayrağını taşıyan Mavi Marmara gemisinde saldırmaları nedeniyle kınama mektubu yolladı. 

Mavi Marmara Konferans Salonu, Gazze’ye insani yardım taşımaya çalışan sivillerin haksızca öldürülmelerini hatırlatmak için bu adı almıştır. Hem ülkemizde hem de dünyada büyük tepki gören Mavi Marmara saldırısı, yalnızca ihtiyacı olanlara yardım etme amacı taşıyanların zarar gördüğü bir saldırı olmuştu. 

Mavi Marmara gemisinde hayatını kaybeden 10 kişiden 9’u Türk vatandaşıydı. Mavi Marmara baskını üzerine birçok kitap yazıldı, hayatını kaybedenler adına anıtlar yapıldı. Mavi Marmara baskını, yalnızca yardım amacıyla hareket edenlerin haksızca zarara uğrayabildiğini gösterdi.