Yetim Hakkı

Yetim Hakkı

Yetimler bizlere emanet edilmiştir. Onları tek başlarına bırakmak, sevgisizlik içerisinde bırakmak ve kendi kaderlerine terk etmek toplumu sorumlu kılmaktadır. Dinimizde yetim hakkı, yetim malı yemek yasaklanmış olmakla birlikte aynı zamanda bir yetimin hakkına elini uzatanlar için ise Yüce Rabbimiz, “Yetimlerin mallarını haksız olarak yiyenler şüphesiz karınlarına ancak ateş dolduruyorlar. Zaten onlar alevlenmiş ateşe gireceklerdir.” (Nisa,10) buyurmuştur. Yetim kişiler ve onların kendi malları korunmaktadır. Kur’an-ı Kerim'de de birçok ayette yetimlerden bahsedilmiş ve yetimlerin korunması onlara ilgi gösterilmesi istenmektedir.

Yetim Nedir?

Baba, ailesini korumak ve onlara kol kanat germek gibi, aynı zamanda onları dışarıdan gelecek herhangi bir duruma karşı gözetlemektedir. Bununla birlikte bir çocuk babasını kaybetmiş olursa, yetim kalır ve bu kanatları da yitirmiş olmaktadır. Çocuk yetim kaldığı zaman, evin gölgesini de kaybetmiş olur. Babasından aldığı gücü, babasından aldığı koruyuculuğu artık yoktur ve çocuk kendisini bir koruma kalkanı olmadan hayata karşı direnmeye alıştırmaktadır. Bir yetim üzerine Resulullah (s.a.v) buyurmuştur; “Yetim bir kimsenin iyi bakıldığı, iyi davranıldığı ve onu kötülüklerden koruyan bir yuva, toplumun Müslüman toplum içerisindeki, en hayırlı yuvadır. Ancak yetim bir kimsenin kötü davranıldığı ve ona kötü bakıldığı yuva, Müslüman bir toplumda en kötü yuvadır”

Yetim Hakkı Nedir?

Yetim bir çocuğun babadan geriye kalan hakkı bulunabilmektedir. Eğer ki çocuk ergenlik çağına henüz gelmemiş, masum bir yetim ise onun üzerindeki haklarının yok olmaması için Müslüman bir toplum tarafından sahip çıkılması gerekmektedir. Ancak yetim hakkı yok ise, çocuğun Müslüman bir toplum da, babasını aratmaması mümkün olmalıdır. Bir çocuğa babasının yokluğu hissedilmezse, onun eksikliği tamamlanırsa o kişi büyük bir sevap kazanmış olacaktır. Hz. Peygamber (s.a.v) orta parmağı ile şehadet parmağının ortasını göstererek, “Bir yetimi sahiplenen onun üzerinde olan yetim hakkı koruyan, her kim ise cennette böyle birlikte, beraber bulunacağız” buyurmuştur.

Yetim Çocuk Büyütmenin Sevabı Nedir?

Yetim bir çocuğun, ağzına verilen her bir lokma bir sadakadır. Her bir lokmayı verirken onun gözlerine gülen gözlerle bakmak, onun başının sevgi içerisinde okşanması bir sadakadır. Yetim bir çocuğu büyütmek, onu topluma faydalı bir evlat olmasını sağlamak, cennetle mükâfatlandırılmaktadır. Çocuğun kalbinden geçen, aklından geçen bir “Allah razı olsun”, o kişinin cennet yolunu garantilemesidir. Bilmeliyiz ki, biz merhamet edersek Yüce Rabbimiz de bize merhamet eder. Ancak biz merhametten uzak kalırsak, Allah da bizden uzak kalır. Bizlere emanet edilen masumlara, geriden bakmak yerine ya da yanından geçip gitmek yerine bir yardım eli de biz uzatmalıyız. Yetim bir çocuğu toplumun karanlık tarafına bırakmak yerine, yanımıza almalıyız. Onları kendi evlatlarımızdan ayrı tutmadan kardeş gibi büyütmeliyiz. Gözlerindeki gülümsemeyi görmeliyiz.

Beşir Derneği ve Yetim Hakkı

Beşir Derneği tarafından yapılan çeşitli faaliyetler ve çeşitli projeler ile birlikte emanetimiz olan yetimlerimiz için onlara sahip çıkmak, yetim hakkı korumak adına çeşitli farkındalıklar oluşturulmaktadır. Beşir Derneği, Endonezya'da yaşanılan tsunami felaketinin ardından el birliği ile birlikte yetim kalan yüzlerce çocuğa medreseler ve yetimhaneleri inşaat çalışmaları başlatarak onlara sahip çıkmıştır. Aynı zamanda Somali'de yaşanılan kıtlık ve yaşanılan kuraklık nedeniyle hayatlarını kaybeden yaşlılara, kadınlara ve yetim kalan çocuklara, yetimhane ve yine eğitim kompleksi inşa ederek onlara yardım eli uzatmıştır. Gazze’de yaşanılan çatışmaların ardından Gazze Fatma Zehra Anaokulu açarak, buradaki miniklere gözyaşlarının ardında, gülen gözler bırakmışlardır.