Mavi Marmara Olayı Nedir

Mavi Marmara Olayı Nedir

Mavi Marmara olayı nedir, Mavi Marmara gemisinde gerçekleştiği için adını da bu gemiden almaktadır. Beyaz barış güvercinlerinin gökyüzünde salınması gibi, Mavi Marmara gemisi de denize salınmıştı. Uğurlama sırasında yağmurun yağmasını da herkes rahmet olarak bilmişti. Alan büyük bir coşkuyla doldurulmuştu. İsrail’e karşı sloganlar ve Filistinli kardeşlerimizin yanına olduğunu belirten sloganlarla Mavi Marmara gemisi uğurlandı. Mavi Marmara olayı nedir sorusunun cevabı olarak, herkes biliyordu ki bu gemi yolculuğunun sonunda kazanan belli idi. Her hal ve koşulda kazanan Müslümanlar ve masum Gazze halkı olacaktı. Kaybeden ise zalim, terörist İsrail Devleti olacaktı.

İlk konvoy daha Türkiye’den çıkmadan açıklanmıştı, dönüşte yapılacak olan özgürlük filosu yolculuğu. 2010’un başından itibaren çalışmalar başlamıştı. Her yerde bunun için toplantılar, kermesler ve konserler düzenlendi, herkes bu yardım organizasyonuna destek oldu. Yazarlar, sanatçılar, aktivistler, gönüllüler, Gazze’lilerin dertlerine derman olmak için binlerce kilometre yol yaparak geldiler. Önce bir yük gemisi alındı ismi Gazze oldu. Sonra Mavi Marmara, son olarak da Defne Y. Oldu. Mavi Marmara yükünü ve ilk 42 yolcusunu Saray Burnundan aldı ve 22 Mayısta yola çıktı. İlk hedef Antalya idi. Herkes görev yerlerine ve görevlerine alışmaya çalışıyordu. Çünkü yapılacak birçok iş vardı. Kimi kamarotluk yapacak, kimi büfeleri işletecek, kimi çöplerle ilgilenecekti. 600 den fazla insan tek tek pasaport işlemlerinin ardından tek tek gemiye bindirildiler. 27 Mayıs gecesi Antalya’dan yola çıktı. Gazze’yi aydınlığa kavuşturmak için yola çıktılar. Gözü dönmüş terörist İsrail hükümeti iki gün sonra güneş doğmadan önce gemiye saldırdı. Mavi Marmara olayı nedir sorusunun cevabı bu şekildedir. Hiç kimse böylesine şiddetli bir saldırıyı asla beklemiyordu. Gemide yolculuk çok güzel geçiyordu. 

Herkes birbiriyle tanışıyor ve koyu sohbetlere dalıyordu. Medya mensupları Antalya’dan yola çıkarken başladıkları canlı yayınlarını hız kesmeden sürdürüyor, filoyla karanın bağlantısını kesintisiz sağlıyorlardı. Bu bağlantılardan birinde İHH İnsani Yardım Vakfı Başkanı Bülent Yıldırım İsrail’in tehditleri ile ilgili olarak bizi nasıl durdurabilirler biz asla durmayız şeklinde direniş göstereceklerini söylemişti. Gemide küçücük bebeklerden, 80 yaşını geçmiş piskoposlara kadar her yaştan her mevkiden insan vardı. Hatta bu gemi yolculuğunda Müslüman olan bir İngiliz bile vardı. İsrail hain saldırı planlarını yaparken o Kuran-ı Kerim okumayı öğreniyordu. Tam 2.5 saatte okumayı öğrendi. Kimi sohbetler ediyor, kimi ilahiler söylüyor, kimi ise türküler söylüyordu. İsrail tarafından ilk taciz 30 Mayıs akşamı gerçekleştirildi ve iletişim imkânlarımızı sıfırlamaya çalıştı. O andan itibaren İsrail gemileri, insansız hava araçları ve donanması etrafımızdan hiç ayrılmadı. Yapılan elektronik karartma denemelerinden sonra basın mensupları sürekli bağlantı yaparak televizyonlardan haber aktarmaya çalışıyor ve dünyayı yaşananlar konusunda sürekli bilgilendiriyordu. 

Hareketlilik sonucu yolcuların birçoğu can yeleklerini giymiş ve başlarına gelecek her şeye hazırlanmaya başlamışlardı. Fakat sabaha kadar başka bir taciz yaşanmadı. Sabah ezan okunurken kalkılarak hazırlık yapılarak sabah namazı kılınmaya başlandı. Mavi Marmara olayı nedir sorusunun cevabı ise, ne zaman ki sabah namazın farzına başlandı işte o zaman hain saldırı da başladı. İnsanlar namazdayken en savunmasız anlarında yakalanmaya çalışıldı. Geminin hem sağından hem solundan Zodyak botlarla yaklaşan İsrail gemileri tarafından uydu telefonları, geminin elektronik sistemleri, elektronik karartmalar, radarı tamamen susturuldu ve geminin dünya ile bağlantısı kesilmiştir. Sonrasında İsrail askerleri helikopterle geminin üstüne inmiş ve tam bir can pazarı yaşanmaya başlamıştır. Askerler hedef gözetmeksizin ateş etti. Bu sırada 9 kişi şehit oldu. Askerler tüm telefonlara, fotoğraf makinelerine el koyup kırdılar. Gemideki insanlar tutuklandı. Mavi Marmara olayı nedir sorusunun cevabı için, olaylarda yaşananlar bu şekilde aktarılabilir.